Tutku…

Mehmet Semih Söylemez

Jose Saramago’nun, “Bilinmeyen adamın öyküsü” kitabında, Bilinmeyen adam ile Kral arasında geçen diyalog ders gibidir;

…peki tekneyi neden istiyorsun,

-Bilinmeyen adayı bulmak için,

-Saçma, bilinmeyen ada kalmadı artık,

-Bilinmeyen ada kalmadığını nereden biliyorsun kral efendi,

-Haritalarda bütün adalar var,

-Haritalarda sadece bilinen adalar var,

-Peki bulmak istediğin bu bilinmeyen ada neyin nesi,

-Bunun cevabını bilseydim ada zaten bilinmez olmaktan çıkardı,

-Bu adayı kimden duydun,

-Hiç kimseden,

-Öyleyse niçin var diye tutturuyorsun,

-Çok basit, bilinmeyen bir adanın var olmaması imkansız…

Bu sıradan gibi görünen ama heyecan verici diyalog, bugün birçok insana bilmediklerimiz, olmayanlar üzerine “saçma”,”beyhude” bir çaba gibi gelebilir.

Oysa var olan için değil, “imkansız” diye nitelenenler için böylesine tutkular olmamış olsaydı, bugün dünya bu kadar gelişir miydi?

Büyük “aşk”lar yaşanır mıydı?

Evet…

Büyük gelişmelerin, büyük aşkların arkasında hep “imkansız”ın peşinde koşan, “tutkular” ve “tutkulu insan”lar yer almıştır.

Yoksa;

Olağan olanın içinde hiç “büyük aşk”lardan söz edilebilir miydi?

Standart akış içinde, büyük buluşlar söz konusu olur muydu?

Büyük sanat yapıtları, “tutku” olmadan gerçekleşebilir miydi?

Hiçbiri olmazdı…

Günümüz ve gelecek adına en büyük tehlikelerden biri de burada yatıyor.

Zira insanların büyük çoğunluğu, keşfedilecek olanın kalmadığını, bilinmeyenin giderek azaldığını ve en kötüsü, büyük aşkların “geçmiş yüzyıllarda” ya da romanlarda kaldığını düşünüyor…

Rutine bağlanmış bir dünya daha fazla tercih ediliyor.

Oysa gelecek “parlak” olmalı diye düşündüğümüzde; iyi eğitim almış, dünyayı görmüş, deneyimli… diye tarif edilen “ilan”ları görmek yetmeyecek…

Bu tanımlar artık “standart” olmuş durumda.

Bu standartların ötesinde “tutkuları olan insanlara” ihtiyaç var.

 

Bilinmeyen adaların, büyük aşkların, imkansızın peşinde

“Tutku” ile koşanlar geleceği inşa edebilirler…

 

Bir önceki yazı Navigasyon…

Bir yorum “Tutku…”

  1. ayca :

    Adaya düşerseniz yanınıza alacağınız 3 sey
    “Aşk”yasam aşkı geri dönmek için çok lazım olacak
    “Hırs ve azim” hayatta kalabilmek için adadaki kötülüklerle savaşabilmek ve sevdiklerine yeniden kavuşabilmek için gerekli
    “Tutku” geri döndüğünde anlatabileceğin guzel hikayelerin olsun istersen o duygu ile yeni keşifler yapıp orada kaldığın her dakikadan zevk ve ders alman için gerekli
    Yazıya istinaden …..klasik adaya düşerken yanına alacagin üç sey sorusunun millenium cevabi:))

Yorum yapın