Toplam Akıl…

Mehmet Semih Söylemez

Takım sporlarında son yıllarda, devrim sayılabilecek antrenman yöntemleri uygulanmaya başladı. Eski yöntemlerde, takımdaki her oyuncuya ayrı görevler verilmesi ve onun icra edilmesi yeterliydi. Bugünün antrenmanlarında ise, oyuncular iplerle birbirine bağlanıyor, toplu hareket etmesi sağlanıyor ve en önemlisi herkesin birbirinin görevini yapabilir hale getirilmesi isteniyor.

Hiç bir oyuncu; “ben şunlardan sorumluyum, onun dışındaki kısımlar beni ilgilendirmez” demiyor, diyemiyor.

Bütün bu yeni yöntemler, beraberinde sportif başarıyı getiriyorsa da esas başarı; takımda bir “toplam akıl” oluşturmasıdır.

Evet; “Toplam Akıl”…

Bugün bireyden başlayarak, küçüğünden büyüğüne her insan topluluğunun  “toplam akıl” fikrine ihtiyacı var.

Modern toplumlarda sıkça ortaya atılan ve her toplumun sahip olması gereken “ortak akıl”, asgari müştereklerde benzer düşünceyi paylaşmanın, bir arada yaşamanın olmazsa olmazı olarak görülür…

“Toplam akıl” ise; birlikte gelecek inşa edebilmek için “farklı düşünenlerin aynı yöne bakabilme”sinin olmazsa olmazı olarak ele alınması gereken bir “yaşam biçimi” önermesidir.

İş yaşamı da bu düşünce üzerinden kendini geliştirmek zorundadır.

Bugünün dünyasında “network”, tüm insanları birbirine bağlı hale getiriyor gibi görünüyor. Ve bu bağ çoğu yapı için yeterli görünmekte.

Oysa akıl kullanmak ve bir “Toplam akıl” oluşturabilmek, bir ağa bağlı olmak değil, bir bilinç farkındalığı sonucudur.

Bu bilinçlilik varsa, bugünün dijital ağlarının bir değeri var…

Günümüz dünyasında, büyük bir bilgi üretimi ve akışı söz konusu. Bu akışın içinde yer alan her “birey”in de bir “toplam akıl” oluşturması zorunluluk haline gelmekte. Hele ki bu bireyler, “lider” ve “yönetici” sıfatını taşıyorlarsa.

Farklı uzmanlık gerektiren bilgi akışlarında, manipüle edilmiş bilgi düzlemlerinde, “birey”in salt kendi zihinsel faaliyetinin toplamı ile bir çözüm üretmesi giderek zorlaşıyor.

Günümüzde her “birey”, kendi “toplam akıl” ortamını inşa etmelidir. Bu bencillik gibi algılanabilir.

Ancak unutulmamalıdır ki; “toplam akıl” organize eden her kişi de bir başka “toplam akıl” yapılanmasının bireyidir.

O yüzdendir ki;

“Benim aklım; benim ve çevremde yer alanların aklının toplamıdır…”

 

Bir önceki yazı Birlikte Başarmak…

Yorum yapın