Tam Zamanı…

Mehmet Semih Söylemez

Büyük şair Behçet Necatigil; ‘Bazı şiirler, bazı yaşlarda yazılır’ diyerek, okuyucusuna zaman üzerinden derin mesajlar gönderir…

Gerek özel hayat, gerekse iş hayatında bir şeyleri gerçekleştirebilmek için zaman ve zamanı kullanan bireyin ‘olgunlaşma’sı gerekir…

Olgunlaşmak…

İnsan hayatında, ancak daha da önemlisi iş yaşamında koşulların olgunlaşması, tüm unsurların eş zamanlılığı anlamına geliyor.

Bu ne demektir?

Kişi hazırdır, iş hazır değildir,

İş hazırdır, kişi hazır değildir,

Kişi ve iş hazırdır, dünya hazır değildir…  vs. vs. vs…

Herkesin bunlara ekleyeceği farklı örnekler mutlaka vardır.

Kişisel yaşamımızda ‘keşke’ dediğimiz çok konular olmuştur.

Ancak dile getirdiği  ortak mesaj; ‘ne yaparsanız yapın, konuyu mutlaka olgunlaştırın ve tam zamanında yapın’dır…

Evet… Tam zamanı diyebilmek için;

Üretim teknolojisine, pazar ve rekabet koşullarına, çevre ve üretecek insan gücüne ve daha yüzlerce farklı unsura bakmak önemlidir.

Ancak daha da önemlisi, tüm bunların üzerinde karar vericilerin, zihinsel olarak hazır olmalarıdır.

O nedenledir ki; ‘tam zamanı’ cümlesi basit, ancak hayatımızı etkileyen çok derin anlamlar içerir.

Çoğunlukla birçok insan; konuyu düşündüğüm zaman, en doğru zamandır diye düşünür.

Oysa ilk düşünmeleri tetikleyen şey, arzulardır.

Doğru zamanı içinde barındıran ise ‘tutku ile istemek’tir.

İstemek, akıl süzgecinden geçirilmiş olanların toplamının sonucudur.

‘Tam zamanı!’ diyebilenler;

Arzu ile istek arasındaki o ince çizgi üzerinde gözü bağlı olarak yürüyebilenlerdir…

 

Bir önceki yazı Ölümcül Şakalar…

Yorum yapın