Rüzgar Olmak…

Mehmet Semih Söylemez

Güney Amerika’lı büyük yazar Jorge Louis Borges ile yapılan bir söyleşide;

“Sokakta bir adam size yumruk vursa dönüp bakmayacak kadar kayıtsızsınız. Oysa yanınızdaki biri en ufak bir hata yaptığında sert tavır alıyorsunuz” eleştirisine; “sokaktaki adamı bir daha görmeyeceğim. Ancak yanımdaki insan hep benimle. Tabii ki onu eleştireceğim” diye cevap verir.

Tanımadığımız, uzak insanlar ile ilgili herhangi bir iletişimimiz olduğunda, bizim hayatımızda bir değişiklik olmaz.

Oysa çevremizi oluşturan insanlar önemlidir ve daha da önemlisi onların gelişimi, bizim gelişimimizdir.

Bu nedenledir ki; “gelişmeyi tetikleyen, gelişmenin önünü açan her yeni düşünce” acı gibi görünse de, gelecekte büyük kazançlar getirir.

Özellikle şirketler büyüme sürecindeyken yapılan müdahaleler, bir olumsuzluğun işareti değil, olumluluğun işaretidir.

Büyüme trendinde olan kurumlarda böyle durumlar karşısında; “Ne gerek vardı. Zaten büyüyoruz. İyi gidiyoruz” gibi cümleler her zaman kurulur.

Büyüyen şirketlerin “dış göz”lere, “dışarıdan bakışlar”a her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. Bu dış gözler hem kurum içinden hem de kurum dışından, objektif bakışlarla gözlem yaparlar.

Bu gözlemler sonucunda, olumsuz görülenlere müdahale edilir.

Bir şirketi dinamik kılan da budur.

Eğer şirketler yeni düşüncelere açık değilse; bilinmeli ki, şirket  “yelkenleri yırtılmış” bir tekneye dönüşmüştür…

Bu nedenle “küçük dokunuşların” bir tek hedefi vardır;

“Çalışanlarla birlikte daha iyiye gidebilmek.”

Şirketler “insan” ile var olan “canlı organizma”lardır.

İnsan olmadığında, bugünün dünyasında “başarı” kazanmak mümkün değildir.

Ancak “insan” içinde “gelişme potansiyeli” olan bir varlık ve gelişme kendiliğinden gerçekleşmiyor.

Kişisel çabalar ve dışarıdan destekler ile mümkün olabiliyor.

Bu yüzden “gelişme” potansiyeline sahip her kişi, gelişebileceğine inanmalı ve en önemlisi “açık” olmalı.

“Açık” olan her zihin, rüzgarlarla dolmak için bekleyen yelkenler gibidir.

Şirketlerin en büyük rüzgarı; “onu oluşturan insanlar”dır.

Onlar eser, yelkenler şişer ve gemi ilerler…

 

Bir önceki yazı Basit…

Yorum yapın