Mizah…

Mehmet Semih Söylemez

Son günlerde sosyal medyada yayınlanan ve resimlere bakıp, ressamının kim olduğunu anlama kılavuzu diye tanımlanabilecek bir mesaj, beni hem çok güldürdü, hem de düşündürdü. Uzun olduğu için – kaynağı belli olmadığı için hazırlayandan af dileyerek- içinden birkaç örneği buraya alıyorum;

– Eğer herkesin vücudunda “töööbe bismillah, n’oolmuş lan buna” dedirten bariz bir tuhaflık varsa; Picasso

– Resim karanlık ve insanların suratında kabızlıktan ölüyormuş gibi bir ifade varsa; Titian

– Resimde çok çok fazla insan var ve insanlar normal görünüyorlarsa; Brueghel

– Herkes, kadınlar da dâhil %80 Putin’e benziyorlarsa; Van Eyck

– Herkes, solgun sokak lambasının altındaki ayazda kalmış mezarlık iti gibi görünüyorsa; Rembrandt

– İnsanlar çıplak, güzel ve üst üste yığılmışsa; Michelangelo

– Resim keskin, koyu renk, mavimsi, insanlar sakallı ve açlıktan geberiyormuş gibi görünüyorsa; El Greco

– Tek gördüğünüz, Magirus tamponu gibi yekpâre kaşlı bir kadınsa; Frida

– Arka plan “Yüzüklerin Efendisi”ni anımsatıyorsa, ortalıkta tuhaf mavi bir sis varsa ve saçlar asla fön konmamışçasına kıvırcıksa; Da Vinci

– Rengarenk boyanmış excel sayfası gibi bir şeyse; Mondrian

– Bakar bakmaz, “hadi lan, bunu ben de yaparım” diyorsanız; Miro

Sanat tarihi, özellikle de resim tarihinden bir resim üzerine birileri konuşmaya başladığında, sanki “gün doğarken bülbüller susar” misali, ağır bir hava ortalığı kaplar, ciddiyet maskeleri takılır  ve “bilinmeyenleri bilen insan” edasıyla konu anlatılır… Oysa gerçek şudur ki; bilmeyenlerin çok olduğu ortamlarda bilinen; “derin bilinmeyen” muamelesi görür. (Tabii ki sanat tarihine dair bilgilerin çok değerli olduğu ayrı bir konu.)

Oysa yukarıdaki örnek; resim tarihinin “kült bilinmeyenleri” olarak ifade edilenlere, “mizah” üzerinden bakmak, hiç de fena olmamış…

İşin şakası bir tarafa, beni esas ilgilendiren “mizah” tarafı… Bir insan ve tabii ki toplum, mizaha ne kadar yakınsa, o kadar “gelecek” üzerine parlak fikirler çıkarabilir, kreatif tarafını geliştirebilir…

Tersi durumlar üzerine bir şey söylemeye pek gerek yok sanırım. Sadece bugünün dünyasına bakmak yeterli.

Mizahın eksik olmadığı bir yeni yıl diliyorum…

 

Bir önceki yazı Bazen Elini Yıkamak İstemezsin…

Yorum yapın