Geleceği Düşünebilmek…

Mehmet semih Söylemez

Efsaneye göre; İzmir’e gelen Büyük İskender, o zaman ormanla kaplı “Pagos tepesi” denilen Kadifekale’de Nemesis kutsal alanında (o zamanlarda çifte Nemesisi yani ikili su perisini kutsal sayarlardı) avlanırken bir ara ulu bir çınarın altında uykuya dalar, rüyasında gördüğü iki Nemesis, İskender’den yeni İzmir (o zamanki adıyla Smyrna) kentini uyuduğu tepenin eteklerinde kurmasını ister, uykusundan uyanan İskender, Klaros’da ki Apollon Tapınağı’nda yaşayan kahinlere rüyasını yorumlatır. Kahinler; “Kutsal Meles Çayı kenarındaki Pagos tepesi eteklerinde yerleşecek İzmirliler, eskisinden dört kez daha mutlu olacaklardır.” derler…

İnsanlık tarihinin en özel insanlarından biri kabul edilen Büyük İskender’in dahi, gelecek için yorumda bulundurması, üzerinde durulması gereken konulardan biridir.

İnsanlığın serüveni içinde “gelecek” adına bir şeyler söylemek, hep ayrıcalıklı bir mesele olmuştur. Bazen bu kişiler baş tacı edilip, onlar adına kutsal mekanlar kurulmuş, bazen de bu insanlar,  büyük acılar çektirilerek yok edilmişlerdir.

Bizim coğrafyamız kehanet merkezi olarak kurulmuş, birçok antik kente sahiptir. Klaros ve Didim, bu kentlerin başında gelir…

Buralarda yaşayan Kahinler, bazen havaya, bazen suya, bazen taşlara, bazen de sözcüklere bakarak “gelecek” adına bir şeyler söylerlerdi.

Bugün de “gelecek bilen” çok bilmiş düşünce kuruluşları var. Ancak çoğunun yaklaşımı, “gönüllerinden geçen”i gelecek olarak ifade etmeleridir. Bu durumu, özellikle politik arenada fazlasıyla görüyoruz.

İnsanların da çoğunluğu “gönlünden geçen”i gelecek olarak görmek ister. Bu da doğal bir duygudur.

“Geleceği bilmek”… Aslında olanaksız olanın tam karşılığı olan bu konu, günümüzde çok daha önemli hale gelmiş durumda. Özellikle büyük “risk” içeren konularda “geleceğe dair” düşünmek, eskiden olduğu gibi “suya bakarak” değil, “farklı düşünce tarzına sahip bir akıl”la  mümkün.

Özellikle şirketlerin bu konuda, “geleceği bilmek” değil, ama “geleceği düşünmek” üzerine artık çok çalışması gerekiyor.

“Geleceği bilmek” kehanet, “geleceği düşünmek” ise bilgi gerektirir. Geleceği inşa edebilmek için, önce gelecek üzerine düşünebilmeyi öğrenmek gerekiyor. Şirketlerin kahinler yerine düşünen beyinlere daha çok ihtiyaç duyduğu zamanları yaşıyoruz…

 

Bir önceki yazı ve BİRLİKTE BAŞARMAK…

Yorum yapın