Farkına vardım ki buna “Duygusal Sermaye” deniyormuş…

Duygusal sermaye, genel anlamda; bir kurumu oluşturan bireylerin kuruma ilişkin duygularının toplamı şeklinde tanımlanabilir. Bu toplamın içinde; çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler hatta herhangi bir şekilde kurumla yolu kesişen herkes yer alır.

Çok bilgili, yetenekli ve becerikli çalışanlar bile kurumlarına karşı negatif duygular içindelerse, örneğin; kuruma ve yöneticilerine güvenmiyorlarsa, hakkaniyet duygusu taşımıyorlarsa.. başarısız olma olasılıkları yüksektir.

Duygusal sermayeyi  önemli kılan; insanoğlunun önemsenme ve değer görme ihtiyacıdır.

Kurulduğu 1984 yılından  bu yana insan odaklı bir firma olmaya çalışan AGT; 2000 yılından itibaren profesyonellerin desteğini alarak  eğitim ve danışmanlık çalışmalarını daha da yoğunlaştırmıştır.

2009 yılında  farkına vardık ki; yaptığımız tüm bu çalışmalara “Duygusal Sermaye” deniyormuş. O günden beri bu kavram ilgimizi çekmektedir.

17 Cevap “Farkına vardım ki buna “Duygusal Sermaye” deniyormuş…”

  1. Müge Koray :

    sizi, heyecanlave keyifke takip edeceğim hocam.

  2. Ergin Civan :

    Mehmet bey,

    Çok önemli ve her firmanın önemini anlayıp üstünde çalışma yapması gereken bir konu hakkında yaptığınız açıklama için teşekürler. 10 yılı aşkın süredir yaptığınız çalışmalarla ilgili tecrübe ve birikimlerinizi de bizimle paylaşırsanız çok memnun oluruz.

  3. SERHAN GÜNEŞ. :

    .Duygunun doğru olması yurdum insanının yegane hedefi olsa, bugün çok daha iyi durumda olurduk. Başarılarınızın devamını dilerim.

  4. Salih usta :

    Bu gün 24 KASIM ; Öğretmeye gönüllü,Öğrenmeye İSTEKLİ herkesi kutluyorum.
    ”Gerçek evrensel bilince erişmeden önce,sahip olduğumuz tek şey,İstekdir.”Hegel

  5. Hilmi ARARAT :

    Depremde çimento ve demir oranları sağlam binalar ayakta kalabildiği gibi duygusal sermayesi güçlü firmalar da ekonomik krizleri daha kolay atlatabiliyor. CEO olarak duygusal sermayeye katkılarınız için teşekkürler.

  6. Fahri Usta :

    Duygusal sermaye harika bir konu kişiler firmalarını benimsediklerinde verim odaklarının oldukça yüksek olduğu gözlemlenmekte bunun yegane sebepleride işini sevmek ve ortamı sevmekten başladığı şüphesizdir. Sizde bunu çok güzel anlatmışsınız teşekkür ederim

  7. ZÜLAL HAKSEVER :

    Kitabı bana hediye ettiğinizde, İstanbul’ a dönünce okumaya başlarım diye düşünmüştüm.. Ancak, odamda merakımdan öyle bir göz gezdirim diye kitabı ele aldığımda kitabı elimden düşüremediğimi farkettim…
    Kitapta her cümlede yaşanmışlığın getirdiği gerçek , öz bilginin olduğunu gördüm…
    Daha sonra, kitaba hakkını vererek okumaya karar verdim. Sabahları uyandığımda, daha yatakta iken okumaya başladım… Belkide en uzun sürede okuduğum bir kitap oldu…
    Çünkü, kitabı okudukça, nerede ise her cümlede kendi yaşadıklarım, tecrübelerim, çevremde benimde gözlemlediğim çalışan ve firmalarda yaşananlar hani derler ya ‘ bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti’ adeta öyle oldu..
    İşletmeci olarak onlarca üretim sektörüne ait kitap okudum, ders aldım, seminerlere katıldım..
    Sektörü bana sorsalardı hangi renkle tanımlarsınız , bende sektörün rengini koyu gri olarak tanımlardım. iç karartıcı, sıkkın, hüzünlü, karamsar ve ümitsiz…
    Çünkü, bugüne kadar çalışan insana, insan olarak bakıldığını hissettiren hiç bir yaklaşım görmemiştim.. Beraber iş yapılan diğer insanlara yaklaşımın bu kadar sıcak, beraber büyüyelim, çıkarlarımız içiçe olduğu mesajını veren bir yaklaşım hiç görmedim…
    Çok etkileyici bir kitap..
    Bu kitabı okurken hissettiklerimi yazmaya kalksam ayrı bir kitap olur…
    İleride sizinle karşılıklı konuşuruz..
    Sizi kutluyorum…

  8. necati mehmet eriş :

    hocam gerçekten mükemmelsiniz… sizin tecrübelerinizden yararlanmak isterim. yarın ilk işim kitabı temin etmek olacak…

  9. özlem kahil :

    kitabınızla yeni tanıştım.henüz temin etmedim.ama konusu çok ilgimi çekti hep savunduğum,düşündüğüm ama bir türlü isimlendiremediğim düşüncelerdi.çok teşekkürler…

  10. Ayhan AKTAN :

    Mehmet Bey,

    Kitabınızı pazarlama müdürümüz abdullah nurata tafsiye etti, kitapta kendime dair çok şeyler bulacağımı söyledi.Okudum ve çok beğendim, kitabı gerçekten içselleştirdim yılarca yöneticilik yaptım çalışma arkadaşlarıma insanlara dokunmanın, değer vermenin, güven vermenin ve dinlemenin önemini anlattım kitabınızda bunu öyle güzel özetlemişsiniz ki ve bunu hayata dair örneklerle süslemişsiniz çok beğendim. Beş arkadaşıma hediye ettim ve bir çoğuna önerdim elinize sağlık.sizle istanbula geldiğinizde, ağırlamak tanışıp sohet etmek isterim sevgilerimle.

  11. bayram özbey :

    selamlar

    geçenlerde trt de izledim insanın duygularını önemseyen daha doğrusu insanı önemseyen vurgunuz günümüzde çok geri planda olması hasebiyle değerli buldum.kitabınızı alıp okuyucam.saygılar

  12. Yunus ÇİLOĞLU :

    Mehmet bey çok keyifli ve zevk alarak okuduğum bir kitap iş hayatımda bana çok büyük yarar sağladığını fark ettim size minnettarım ayrıca tanışmayı da çok isterim elinize bilgilerinize sağlık saygılar.

  13. NURETTİN ERGÜN :

    Mehmet bey,
    Kitabınızda herkesin gördüğü, hatta içerisinde bulunduğu fakat nedense bir türlü konusunu yapmayı düşünemediği,düşünsede beceremediği durumu bir bütünsellik haline getirebilmeyi siz bu kitapta başarmışsınız. Okuyunca çok etkilendim. Böylesine bir eseri insanlarla buluşturduğunuz için sizlere teşekkkür ediyorum.

    NURETTİN ERGÜN
    İK UZMANI

  14. NURETTİN ERGÜN :

    Sayın Mehmet Bey merhaba;
    Siz değerli büyüğümüze ve de üstadımıza, kanaatimce insanlığa kazandırmış olduğu ”Duygusal Sermaye” adlı eserden ötürü ne kadar teşekkür etsem azdır. Kitabınızı okuduktan sonra fikir dünyamda fırtınalar koptuğunu, herşeyin yerle yeksan olduğunu ve yer değiştirmeler yaşandığını söylesem sizleri temin ederim ki mübalaa yapmış sayılmam.
    Bakmakla görmenin aynı şeyler olmadığını, iskilip’li berberin mesleğine olan aşkdaki muhabbeti, Orta Asya’lı göçer’deki ruh yüceliğini, aslan gibi evlat yetiştiren bir baba’nın (Sayın Ahmet Bey’in) şamillikdeki zirveyi nasıl yakaladığını ”Duygusal Sermaye’yi” okuduktan sonra gördüm. Ve tüm bunların insan hayatında derin mana ifade eden öğretiler olarak zamanın içerisinde sonsuza dek yerini aldığına da şahit oldum. Bundan ötürü kendimi şanslı biri olarak adlediyorum.

  15. isa uzun :

    Mehmet Semih Söylemez söyledıklerini okuduktan sonra hayata bakış acım çok değişti keşke sizin gibi herkes görüşlerini bildirse

  16. Murat Demirkol S.M.Mali Müşavir :

    Mehmet Hocam;
    Bu kadar değerli, büyük bir sabır, tecrübe, titizlik ve akıcı bir dille hazırlanmış esere sahip olduğu için kendini şanslı hissedenlerdim. Elinize, emeğinize, kaleminize sağlık. Saygı ve selamlarımla.

  17. mehmet ülger :

    sevgi vermektir.
    mutluluk ise paylaşmaktır.
    yaşamımızın her alanında karşımızdaki her türlü canlı cansız her şeye saygılı olabilmek, değer vermek ve önyargılardan arınarak bakabilmek, düşünebilmek ve davranabilmek olsa gerek başarının anahtarı.
    duygusal sermayeyi bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederim.

Yorum yapın