“Ego” yu Yönetmek…

Mehmet Semih Söylemez

Yönetimlerde yer alan ya da talip olan insanlarda öncelikli olarak; yetenek, deneyim, eğitim, öngörü becerisi vb. gibi özellikler aranır.

Doğrudur da… İyi yetişmemiş, deneyimsiz ve gelecek üzerine vizyonu olmayan birinin; “başarılı bir lider” olma ihtimali pek mümkün değildir.

Ancak bunlardan daha önemli bir başka öge söz konusudur… O da “ego”dur.

“Ego” sözcüğü ortaya atıldığı andan itibaren “olumsuz”luklar çağrıştırılır.

Oysa “ego”; olumsuzluk değil “ölçülülük” sorunudur.

Egoları olmayan bir insandan söz edilebilir mi?

Eğer birisi için “hiç egosu yok” deniyorsa, ya o kişide ya da değerlendirmede bir sorun var demektir.

“Ego”; yenilmesi gereken bir düşman değil, farkında olunması gereken ve iç dinamikleri harekete geçiren temel dürtülerden biridir.

O yüzden de “yönetilebilen” ego dinamizmdir.

Yavuz Sultan Selim’den sonra Osmanlı sarayında, padişahlar tahta çıkarken, saray erkanı; “Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var” cümlesini hep bir ağızdan söylerlerdi. Bu cümle hem egonun hem de egoyu da içine alan büyük evrenin farkında ol anlamına geliyordu…

Yoksa tüm egolarını sarayın penceresinden dışarı at anlamına gelmiyordu.

O nedenledir ki her lider veya adayında ölçülü, farkında olunan bir “ego” olması gerekir.

İnsana dair birçok konu, “içsel”lik üzerinden açıklanır. “Ego”da bunlardan biridir.

Ancak bizim en güzel deyişlerimizden biri “şeyh uçmaz, mürit uçurur”dur.

Neredeyse yaşam felsefesi haline getirilen bu cümlenin varlığı, “ego”yu besleyen en önemli unsurun içten değil dıştan olduğu gerçeğini ortaya koyar.

Hele “üst makamlar” söz konusu olduğunda, durum daha da vahim hale gelir.

Neredeyse “on seans da ego nasıl zıvanadan çıkarılır” derslerinin verildiği günümüzde, kişinin yüreğini büyütüp, “ego”sunu küçültmesi zordur.

Ancak bu zorluk aşıldığında “başarılı bir lider” olma ihtimali ortaya çıkıyor.

Yok edilmeye çalışılan değil, farkında olunan egoların olduğu yerde;  “güzel bir gelecek” den söz edilebilir.

 

Bir önceki yazı Rüzgar Olmak…

3 Cevap ““Ego” yu Yönetmek…”

  1. Selen :

    Çok başarılı bir tespit, çok başarılı bir anlatım :) Kaleminize sağlık…

  2. ali rıza akıncı :

    Tebrikler, konuyla ilgili fikir veren bir yazı. Aslında “ego” yazının başında belittiğin eğitim, yetenek, tecrübe v.b. özellikleri dolayısıyla insanın davranışlarının ve dıştan algılanmasının adıdır.Sizde olmayanın, hele cevrenin etkisiyle oluşan abartılı davranışların aslında “ego” degil “kötü ego” olarak tanımlanması gerektigi anlaşılıyor. “Kötü kolesterol” gibi.

  3. ayca :

    EGO YENİLMESİ GEREKEN BİR DÜŞMAN DEĞİL FARKINDA OLUNMASI GEREKEN İÇ DİNAMİKLERİ HAREKETE GEÇİREN TEMEL DÜRTÜLERDEN BİRİDİR….İÇİ ÇOK DOLU BİR CÜMLE KALEMİNİZE SAĞLIK. Ego hepimizin içinde azıcık da olsa bulunan ateşi yakılmaya hazır bir meşale gibidir,kimi zaman da bu duygunun tesiri altında oluyoruz. Ancak bunun dozajı çok önemli onu da ayarlayacak olan kişinin ta kendisi… Kendini geliştirmiş, eğitmiş iyi bir terbiye almış kişi zaten bunu çok iyi ayarlar…Ego’yu yükseltip bu duyguyu düşman yapmaktansa ehlileştirip kendine iyi bir arkadaş, dost yapmak kişiye anlam ve güç kazandırır.

Yorum yapın