Dil Zenginliği…

Herkesin zenginlik algısı sanırım farklıdır.

Kimi insan için, dünyanın maddi nimetlerine sahip olmak; kimi insan için, arınmış bir ruha sahip olmak; kimi insan için, bir köy kahvesinde çay içebilmek; kimi insan için, çok güçlü motora sahip bir arabanın direksiyonunda olmak; kimi insan için, dünyanın farklı coğrafyalarına seyahat edebilmek gibi, milyonlarca farklı konunun zenginlik sayıldığı bir dünyada, galiba tüm bunların üzerinde, en büyük zenginlik “dil zenginliği”dir.

“Nereden çıktı bu” denilebilir. Zira  çoğunlukla “dil” doğal bir şeymiş gibi sanılmakta.

Kabusların en büyüğü, kendimizi ifade edemediğimiz bir dünyada yaşamaktır herhalde…

Tüm bunları düşündüren; katıldığım toplantılarda, insanların kendilerini çok az sözcükle ifade ettiklerini gözlemlemem.

Bu, sözcüklerin tasarruflu kullanılması değil, kelime haznelerinin yetersizliğinden ve giderek insanların yazılı kültürden uzaklaşmalarından kaynaklanıyor.

Dil konuşarak değil, okuyarak gelişiyor.

Okuma oranı azaldıkça, “ifade fukaralaşıyor” ve açıkçası “dünyalar küçülüyor”.

Büyük felsefeci Wittgenstein; “dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır” diyerek, dilin dünyamızı zenginleştirmenin temel yapıtaşı olduğunu ortaya koyar.

Bugün her zamankinden fazla “dilimize sahip çıkmak” zorundayız.

Diller üzerinde sürekli bir “mutasyon”a uğratma uğraşı karşısında direnmek, gelecek kuşaklar adına, hayati önem taşıyor.

Birçok kültürün tarih sahnesinden silinmesinin nedeni, açıkçası dillerini koruyamamış olmalarındandır.

Zenginliği, kişi başına düşen payın artması olarak görmek yerine, toplumu oluşturan bireylerin, kelime dağarcıklarının çokluğu ile ölçmek, gerçek zenginliktir.

Dilin zayıflaması, toplumun maddi olarak ” zenginleşirken fakirleşmesi”dir.

Bir toplum için en büyük paradoksta budur herhalde…

 

Bir önceki yazı Barış…

5 Cevap “Dil Zenginliği…”

  1. Gokhan Satilmis :

    Zenginlik kavrami gorecelidir ama goreceli olmayan bir sey varsa o da her bireyin kendini ifade etme gereksinimidir,bunun en onemli etkeni ise dil dir :) … dediginiz gibi asil zenginlik ne oldugunuzun farkinda olup,yasadiginiz cevreye bunu aktarabilmek.Bunun icin kullanilabilecek yek yontem gerek su an yaptigim gibi yazili veya sozlu olarak bireyin kendini ifade etmesidir.
    Gokhan Satilmis

  2. MUSTAFA TALAT SÖZEN :

    Sevgili kardeşim,biz Türk insanı’nı
    canevi’nden vurdun.Kaçacak yerimiz söyleyecek lafımız yok.Tespitlerine katılıyorum,ancak kültürlerin korunmasında keşke sadece dil faktörü etkin olabilseydi.Daha neler var neler…
    Kendini bir kaç yüz kelimeyle ifade etmek zorunda kalmanın ne denli ızdırap verici olduğunu tahmin bile edemem.Gerçi bu,farkında ve eğitimli insanların sorunu.On’lar cahilliğin ve duyarsızlığın şefkatli kollarında mışıl mışıl uyuyorlar.
    Dil okuyarak gelişir demişsin çok doğru,ancak yazmak yokmu, yazmak…
    Ne demek istediğimi en iyi sen anlarsın.
    Eline diline sağlık.
    sevgi ve saygıyla,
    mustafatalatsözen

  3. Pelin GEZER :

    Selamlar;

    Ne güzel söz ‘dilimin sınırları;dünyamın sınırları’dır.Aslında bu bir insanın kendini ifade etme özgürlüğünü anlatırken bir yandan da dilin kendini ifade edebilme özgürlüğünü anlatıyor.Hep bir dilini koruma savaşı dilimiz yozlaşıyor savaşı var bizde.Yozlaşma nedeni başka dillerden kelimelerin girmesi değil;insanın ihtiyacı olan bazı kelimeleri dilinde bulamayıp başka dillerden sözcüklerle ifade etmeye çalışması aslında.Dil bilimciler dünyadaki gelişmeleri takip etmiyor;yeni kavramları ifade edecek kelimeler üretmiyor;dil gelişmiyor ise dilimizi koruyamayız.Dil doğal;canlı bir şey ise ancak geliştirerek koruyabiliriz.Dil bilimcilerden bu noktada medet ummayıp dilimizin matematiğini öğrenmeli,öğretmeliyiz kişi ihtiyacı olan ifadeleri dilinde türetebilsin.

    Not:Dilin yabancılaşmasına özentilik değil dilin günün şartlarına yetersiz kalması daha büyük etken fikrimce.

  4. İlker Kaldı :

    Dil ve sözcükler yalnızca kendimizi ifade ederken değil, muhatabımızı dinlerken de dünyamızın sınırlarını çiziyor. Kendi dünyamızdaki dilimizin, sözcüklerimizin zenginliği, dinlerken ya da anlatırken ne ölçüde anlatabileceğimizin ya da anlayabileceğimizin de ölçüsünü belirliyor. Güzel ve etkileyici yazınız için kaleminize zihninize sağlık. Bu yazıyı blogumda paylaştım. Saygı ve sevgi dileklerimle

  5. Ahmet :

    Ödev için yardımı dokundu teşekkürler.

Yorum yapın