Biriktirmek, Ağırlaşmaktır…

Mehmet Semih SöylemezSon on yılda, özellikle dijital teknolojinin hayatımızda fazlasıyla yer alması ile birlikte, yeni deyimler, yeni sözcükler de dilimize yerleşti.

Bunların başında da, “format atmak”, “resetlemek” gibi, dijital araçların neredeyse; “fabrika ayarları”na geri dönmek anlamına gelenlerini çok kullanıyoruz.

Dijital araçlar ne zaman bir problem çıkarsa, yeni programlar sisteme girse, yenileme ihtiyacı duyulduğunda, bu sözcükler dilimizden dökülüyor.

Hayatımızı bir anlamda “şekillendiren” bu araçların “yenilenmesi” konusunda gösterdiğimiz özenin, küçük bir kısmını, kendimiz için gösterebilme becerisi, hayatı daha keyifli hale getirebilir.

Araçlar gibi, insanın bedeni ve zihni de dönem dönem “format”lanmaya ihtiyaç duyar.

İnsan her an, görüntülerin, sözcüklerin, olayların, davranışların, tutkuların, acıların…vs. vs. bombardımanı altında.

Bu bombardımanın etkilerini ruhumuzda, bedenimizde görmek mümkün.

Sürekli birikiyor bunlar ve tıpkı bilgisayarların yüklenmeye bağlı yavaşlaması gibi, insan da “ağırlaşıyor”…

Biriktirmek, ağırlaşmaktır…

Belki de insan biriktirip ağırlaştığı için yaşlanıyor.

İnsan,  kendini dönem dönem formatlasa, ağırlıklarından kurtulabilir ve “yaşlanmaz”.

Yeni bir işe başlamak,

Yeni bir okul,

Yeni bir aşk,

Yeni bir mekan,

Yeni bir yıl…

Yenilemenin başlangıcı olabilir.

Herkes “yenilenme” konusunda, kendi yöntemini geliştirebilir, geliştirmeli de…

Benim için “Yenilenme”nin metodolojisi, dijital terminolojiyle söylersek; “gereksizleri yedekleme, çöpe at”.

Evet… Ağırlığı oluşturan şeyler; benzer konuları, çoğaltmaktır.

Problemler de gereksiz “yedekleme”lerle büyür.

“Yeni bir yıl”, ağırlıklardan arınmanın ilk günü olabilir…

 

Bir önceki yazı Büyük resim…

7 Cevap “Biriktirmek, Ağırlaşmaktır…”

  1. Kartvelişvili :

    Mehmet Bey;
    Kaleminize sağlık! Bir nefeste okunan ama “ömürlük” mesajlar veren yazınız için teşekkürler..
    Benim merak ettiğim husus; “Fabrika ayarlarına” dönmeyen, dönemeyen, “versiyon güncellemeyen” insanlar ne olur, ne yapmalı? Takdir edersiniz ki herkesin uyumlanma becerileri, “egosu” bu güncellemelere izin vermez. Bu durumda o insanların modası geçer mi, insanın da modası geçer mi?

  2. orhanşenoğlu :

    Yedeklemek varya, Mehmetciğim hayatı çekilmez kılan, omuzları çökerten, yolda yürürken belli olur o insanlar. Boşalt yükünü diyesim gelir o insana ama işte…. aması var. Eline yüreğine sağlık.

  3. serhan güneş :

    Yenilenmekte güzel biriktirmekte, önemli olan birikimden doğan sizi yavaşlatan ağırlığı sizin sağ üste yaptığınız gibi bir yere düzgünce arşivlemek.

  4. Pınar Çorbacıoğlu :

    İstiyorum , deniyorum ama yapamıyorum.. Cok mu saplantılıyım acaba?

  5. Pınar Çorbacıoğlu :

    Her günümü tam anlamıyla yaşıyorum. Kendi yolumu kendim açıyorum ve ne kadar mükemmel olduğumu keşfediyorum.. Kendimi seviyor ve beğeniyorum.. Geçmişimi bırakıyorum ve huzur içindeyim. Güvendeyim, özgürüm :)). Bu yorum tabiki daha güzelll:)))) Mehmet bey verdiğiniz mesajlar kisisel gelisim icin harika, tesekkurler.

  6. ayşenur süer :

    elinize sağlık güzel bir yazı olmuş. Terminolojiye uygun konuşmak gerekirse lıke ettim sevgiler

  7. ayşen hamamcıoğlu :

    Mesajınız kısa ve net ifadeler anlaşılır.. Kendinize hal ettiklerinizden gelen bu öneriler, uygulanabilir örnekler için teşekkürler…

Yorum yapın