Ayna…

Mehmet semih Söylemez

İnsanlık tarihinin şüphesiz ki en özel isimlerinden biri Büyük İskender’dir. M.Ö. 4. yy. da sadece 32 yıl yaşayan İskender, bu kısa ömrüne büyük zaferler ve inanılmaz geniş bir coğrafyaya yayılmış imparatorluk sığdırmıştır. Büyük İskender’in kısacık yaşamına sığan bu büyük başarının arkasında ise, onun çocukluğundan itibaren yanında olanların etkisi büyüktür. Çevresinde Antik Çağ’ın en ünlü filozoflarından Aristo ve bir başka büyük isim, General Hephaestion gibi isimler vardı. Tüm bu isimlere bakınca insanın, “bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” deyişini hatırlamaması mümkün değil…

İskender bu çevreye sahip olmasaydı, Büyük İskender olur muydu? Bilmek tabii ki mümkün değil ama tahmin etmek güç değil.

Benzer birçok örnek ile dolu olan tarih, vezir de rezil de eden çok çevreye tanıklık etti, etmeye devam ediyor.

Tarihten dersler çıkarmak, yaşamımızın geleceğini şekillendirmek için değerlidir. Bu derslerden en değerlisi de, insanın çevresinin toplamı olduğu gerçeğidir. İnsan ailesini seçemez, ancak çevresini seçebilir.

Burada belirleyici olan, insanın kendine biçtiği entelektüel seviyedir.

Bu konuda genel eğilim, çoğunlukla düşük profilli bir çevrenin tercih edildiğidir. Zira bu çevrede insan kendini daha iyi hissedebilir. Zor olan ise insanı zorlayacak, yeni bilgilere yönlendirecek ve en önemlisi, entelektüel seviyesini yukarılara çekecek insanlardan bir çevre oluşturmasıdır.

Bu emek ister, zaman ister, niyet ister… En önemlisi de; “insanın kendisi ile yüzleşmesini” ister. Yüzleşmek; yürekle yapılır ve kriteri “samimiyet”tir.

Zor olan çevre, insana samimiyetle  “ayna” olandır. Ona gerçeği gösteren ayna olmak… İnsanlar çoğunlukla gerçeği gösteren aynalardan korkarlar. Daha çok, meşhur hikayedeki; “ayna ayna söyle bana, var mı benden güzeli bu dünyada” sorusuna “yok” cevabını veren aynaları tercih ederler.

İnsanın “var” diyebilen aynalardan dostları varsa, onun geleceği güzel olacaktır.

“Var” kelimesi basit ama kullanıldığı yere göre çok değerli anlamlar taşır.

Bu “var”ın varlığı; insanın entelektüel seviyesini belirleyen çevrenin göstergesidir…

 

Bir önceki yazı Yeni Dünya Düzeni…

Bir yorum “Ayna…”

  1. Özlem T. :

    “Var” diyebilen samimi aynaların kıymetini anlayabilmek için bazen zaman geçmesi gerekir. Ağaç dallarının meyvelendikce aşağı sarkması gibi, insanoğlu meyvelendikce tevazu sahibi, alçak gönüllü ve eleştiriye açık oluyor. Tabi var diyebilen “samimi” aynaların üslubu ve dozajı da önemli.

Yorum yapın